Pozitif Düşünen Her İşi Başarır

İŞİNE TUTKUYLA BAĞLI: Metropol Süpermarket’in sahibi Mustafa Ersoy’a göre, hayal ettiklerinizi gerçekleştirmenin yolu pozitif düşünceden geçiyor. 40 bin çeşit ürünü Kıbrıs Türk halkına ulaştırmanın haklı gururunu yaşayan Ersoy, başarılarının sırrını şu sözlerle özetliyor: İstek, azim, disiplin ve işe tutkuyla bağlanmak

Bir süpermarket düşünün, bulunduğu cadde bile onun adıyla tanınıyor. Lefkoşa’da yaşayan herkesin evinin her türlü eksiği için kapısını araladığı bu süpermarket tabii ki Metropol. İş’te Başarı röportajlar dizimizin bugünkü konuğu da Metropol Süpermarket’in sahibi Mustafa Ersoy. İTÜ Jeoloji Mühendisliği mezunu olan Mustafa Ersoy, mesleğini hiçbir zaman yapmadı. Ancak hayata ve işe bir mühendis gözüyle bakabildiği için perakende sektöründeki eksiklikleri gördü. Bu alanda bir fark yaratmak ve Kıbrıs Türkü’nü layık olduğu hizmete kavuşturmak için girdiği sektörde kısa zamanda zirveye tırmandı. Mustafa Ersoy, zirve tırmanışındaki destekçilerinin eşi Zehra Hanım, şirketin CEO’su olan oğlu Erhan, küçük oğlu Can, büyük ailem dediği Metropol çalışanları ve Metropol müşterilerinin bulunduğunu belirtiyor. “Hayal ettiklerinizi gerçekleştirmenin yolu pozitif düşünceden geçer” diyen Ersoy, başarılarının sırrını şu sözlerle özetliyor: İstek, azim, disiplin ve işe tutkuyla bağlanmak. Perakende sektöründe yola çıkacaklar bir yol kazasına uğramak istemiyorsa hesaplı alışverişin doğru adresi olarak görülen Metropol Süpermarket’in sahibi Mustafa Ersoy’un başarı hikayesinden çıkartacağı çok önemli dersler bulunuyor.

-Jeoloji Mühendisliği okumuşsunuz. Bu sektöre ne zaman ve nasıl yöneldiniz?

İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği’ni bitirdikten sonra 1982 yılında iş hayatına atıldım. İlk işimize başlamak için evlenirken göğsümüze takılan düğün parasını işe giriş sermayesi yaptım. Bakkallara toptan mal dağıtmaya başladım. İşler hızlı gelişti. 1985 yılında Aytaş Pazarlama Ltd.’yi kurdum. Araç filosu kurup, birlikte çalışacağımız takım arkadaşlarımızı seçtik. İthalata başladık. 1991 yılında Kıbrıs Türk halkının perakende sektöründeki eksikliklerini ve ihtiyaçlarını saptadık. Kıbrıs’ta Avrupa’daki gibi tüm gereksinimlerin tek çatı altında bulunabileceği bir süpermarket yoktu. Ve bu nedenle Metropol Süpermarketi kurduk.

Sektörde fark yarattılar

-Perakende sektörüne ne gibi farklılıklar getirdiniz?

Marketimizi 1991 yılında kurduğumuz zaman Ada’nın bu alandaki ilklerine imzamızı attık. İlk klimalı market, ilk bilgisayarlı alışveriş, aynı çatı altında fırın, kasap, sebze, bol ürün çeşitliliği, müşteri park yeri ve daha birçok yenilik. Kıbrıs’taki perakendecilik sektörüne “Metropol’den önce Metropol’den sonra” tabirini soktuk. Yüksek kaliteli ürün ve hesaplı alışveriş sloganını benimsedik. Sektör oyuncuları ile aramızda önemli farklar yarattık, çıtayı yüksek tuttuk ve hep yükselttik. 1996 yılında bulunduğumuz alana sığmayınca yandaki arsaları da satın alarak 10 kata yakın bir büyüklüğe ulaştık. 2000 yılında tekrar genişledik. Bu yöndeki yatırımlarımız geçtiğimiz yıla kadar sürdü. 40 bin çeşit ürünün satışını yapıyoruz. Market içindeki fırınımıza rağbet yüksekti. Bu nedenle fırını Organize Sanayi’ye taşıdık. Fırın için sanayide satın aldığımız 200 metrekarelik alanı 2300 metrekareye kadar çıkardık. Metropol Unlu Mamüller ve Ekmek Fırını şu an Avrupa standartlarında hizmet veriyor. Gurur kaynağımız olan fırınımız ile 2009 yılında Yılın Girişimcisi ödülüne hak kazandık. Takip eden yıllarda fırınımız 2 ödül daha aldı. Sürekli yapılan denetimlerde aldığımız teşekkür belgeleri artık bir klasik olmuştur. İlerleyen zaman içinde çalışan nüfusa kadınlarında yüksek oranda katılımı nedeniyle ev yemeği ihtiyacı olduğunu saptadık. Bu nedenle 2012 yılında Metropol Catering adında ev yemekleri fabrikamızı kurduk. Bu hizmetle kadınlarımızın elindeki yüklerden birisini de almış olduk. İlgi bir hayli yüksek. Gördüğünüz gibi biz sektördeki pastadan pay almaya çalışmıyoruz. Yeni pastalar yaratıyoruz.

 

Eşi ve oğulları hep yanında -Eşiniz ve oğullarınızın şirkete kattığı değerler nelerdir?

 

Oğullarım Erhan ve Can, çocukluklarından itibaren markette yardımcım olmuştur. Erhan, İşletme okudu. İngiltere’de Perakende Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptı. Şu an hem şirketimizin CEO’su hem de Kuzey Kıbrıs’ta doktorasını yapıyor. Küçük oğlum Can ise Halkla İlişkiler okudu ve o da şu an yüksek lisans yapıyor. Eşim Zehra Ersoy ile hayat yolculuğumuzun başından itibaren birbirimize çok sıkı sarıldık. Ondan aldığım güçle yola çıkmıştım. O duyarlılığı göstermeseydi bütün bunları başaramazdık. Eşim çocuklarımızı büyütürken bir yandan da depoculuk ve sekreterlik yaptı. Şirketin muhasebesini tuttu. Her zaman çok büyük katkısı olmuştur. Eşim, çocuklarım, annem, babam ve kardeşlerimden oluşan aileme çekirdek ailem diyorum, çünkü benim ailem çok. Takım arkadaşlarımdan oluşan ailem “Metropol Ailesi”, müşterilerimizi -ki biz misafirlerimiz diyoruz- kapsayan geniş ailemize de “Büyük Metropol Ailesi” diyorum. Çekirdek aileme ulaştığımız başarılardaki katkıları nedeniyle minnet duyuyorum. Takım arkadaşlarımızdan ve müşterilerimizden oluşan Büyük Metropol Aileme de çok teşekkür ediyorum.

Zor olan başarıyı getirir

-Bardağın dolu tarafını görebilenlerdensiniz. Peki iş yaşamında karşınıza ciddi bir sıkıntı ya da zorluk çıktığında buna nasıl tepki gösterirsiniz?

İyi ki zorluk var diyorum. Zor başarıyı getiren ana unsurdur. Kendime güveniyorum ve diyorum ki, “Zor yoktur başarılması gereken hedefler vardır.”

Herhangi bir sıkıntı durumunda ilk anda kararımı vermem. Önce dinlerim. Rasyonel bir çözüm bulmaya çalışırım. Çünkü insan hata yapabilir. Önemli olan aynı hatayı ikinci kez yapmamaktır. Bilirsiniz hatalı söylenen bir söz vardır.”Tarih tekerrür eder” diye. Bana göre ise bu söz, “Tarih geçmişten ders almayanlar için tekerrür eder” şeklindedir.

İki dinle, bir konuş

-Metropol Süpermarket bulunduğu caddeye “Metropol Yolu” dedirtecek kadar ciddi bir başarıya ulaşmış. Nasıl başardınız?

İstek, azim, kararlılık ve disiplinle. Güvenilir, yenilikçi ve iyimser olmak, mükemmeli aramak, öğrenmeyi sürdürmek, işi sevmek, tutkuyla bağlanmak ve başaracağınıza inanmak gerekir. Pozitif düşünce hayal ettiğimiz her şeyi gerçekleştirmemizi sağlar. Niye 2 kulak bir ağzımız var? İki dinleyelim, bir konuşalım diye. Bu nedenle Metropol Ailesi müşterilerini dinliyor ve gerekli ihtiyaçları zamanında karşılıyor.

-İş yaşamında risk alırken kriterleriniz nelerdir?

Hazırlıklıysak riski fırsata çevirebiliriz. Bu nedenle ayakları yere basan, makul, ölçülebilir, öngörülebilir ve sürdürülebilir riskleri alabiliriz. Aksi takdirde bir işe gözü kapalı girmek çok tehlikeli olur. Sorun riskin varlığı değil nasıl yönetildiğidir. Hesaplanmış risk gelişmenin kıvılcımıdır. Bilerek yaşarsak kriz de olmaz risk de olmaz.

Birden fazla yeni yatırım müjdesi verdi

-2013 yılını değerlendirir misiniz? 2014 için yatırım planlarınız var mı?

Kurdaki dalgalanmalar nedeniyle her kesim için zor bir yıldı. Ve sıkıntıların 2014 yılında da süreceği görülüyor. Bizim açımızdan başarılı geçtiğini söyleyebilirim. Kendimizi geliştirdik. 2014 yılı için hazırlıklarını sürdürdüğümüz bir’den fazla büyük projemiz var. Bunlar Kıbrıs Türk halkını rahat ettirecek projeler. Birisinin çok yakında hayata geçeceğini müjdelemek isterim.

-Perakende sektöründe yola çıkacak kişilere neler tavsiye edersiniz?

Pozitif düşünce her kapıyı açar. Olumlu düşünsünler. Dürüst, çalışkan ve kararlı olmak hayal ettiklerinize sizi ulaştırır.

-Hayatınızın dönüm noktası olarak gördüğünüz bir olay var mı?

1982 yılında işe atılacağım zaman gazete ilanında pazarlamacı aranıyordu. İlana başvurdum. O şirketin mallarının bakkallara dağıtımını yapacaktım. Bu konuda fikrini sormak için Girne’de 20 metrekarelik bir bakkalı olan aile tanıdığımız Münir Dayı’ya gittim. Olan biteni anlattım. Bana, “Mustafa gençsin, sebat eder, dürüst çalışırsan yapamayacağın hiç bir şey yoktur” yanıtını verdi. Bu sözlerin etkisiyle yola çıktım. Yürekten inanmıştım ve bu olay hayatımın dönüm noktası oldu.

Barışa her zaman hazır olduk

-Metropol Süpermarket olarak komşunuz Rumlarla barışa hazır mısınız? Olası bir barış sonrasında ülkeye akın edecek yabancı yatırımcı ile rekabet gücünüz var mı?

Anlaşma yakın olsun olmasın biz şirketimizi zaten Avrupa’nın bir parçası olarak konumlandırdık. Her zaman Avrupa standartlarında çalıştık. İşletme olarak siyasi çözüme hazırız. Daha önce de söylediğim gibi hazırlıklıysanız risk olmaz. Gelecek, gelecek hayalini kuranlarındır. Çözüm halinde gelecek rakiplerimize karşı da hazırlıklıyız. Yeter ki eşit şartlar yaratılsın. Eşit imkanlar altında korkulacak hiç bir şey yok. Her iki toplum için sürdürülebilir bir çözümün ve barışın olması temennimizdir. Şirketin kurumsallaşması yönünde çalışmalarımızı yaptık. Takım arkadaşlarıma güvenirim.

Parayı değil sevgiyi çoğaltmak gerekir
-Başarınız: Yaptığım her iş bana göre başarılıdır. Ama tabii ki mutlu bir aileye sahip olmak hepsinin önünde gelir.
-Hayaliniz: Metropol’ün gelecekte de insanlara katkısının sürmesi.
-Mutluluğunuz: Gerek aile gerek iş yaşantımda tüm hedeflerime ulaşmış olmak.
-Sevdiğiniz mekan: Çalıştığım her yer, eşim ve çocuklarımın yanında olmak ve iş dönüşünde köpeğim ile parkta gezinti yapmak.
-Son okuduğunuz kitap: Nitelikli İnsan, Münir Arıkan
-Sevdiğiniz söz: Biz bu işin altından kalkarız
-Sevdiğiniz şarkı: İşte Hendek İşte Deve -Barış Manço
-Tatil: Avrupa ülkeleri dahil Rusya ve Afrika’yı ziyaret ettim.
-Para: Sadece değiş tokuş aracıdır. Kıymeti yoktur. Parayı değil, sevgiyi ve saygıyı çoğaltmak gerekir.